Panik Atak & Panik Bozukluğu

Panik atak, bir uyarı vermeksizin ve herhangi bir sebebi olmadan ansızın ortaya çıkan bir korku patlamasıdır. İnsanların rahatsızlık duyduğu “stresli yaşantı”dan çok daha fazla yoğundur. Panik atak yaşayan kişiler; çarpıntı, nefes almakta zorlanma, göğüs ağrısı, yoğun korku, baş dönmesi, mide bulantısı, sersemlik, titreme, terleme, sarsılma, ateş basması veya üşüme, ayak veya el parmaklarında uyuşma, delirme veya ölme korkusu yaşarlar.

Yukarıda bahsedilen yaşantılar, tehlikeli bir durumda karşılaşılan ilkel “savaş veya kaç” tepkisidir. Ama bir “panik atak” esnasında bu belirtiler aniden ortaya çıkar.  Uyku sırasında bile görülebilirler. Tüm bu belirtilerle birlikte, bir panik atak aşağıdaki durumlarla da belirlenebilir:

Herhangi bir emaresi olmadan, birdenbire ve durdurulması mümkün olmadan oluşur. Hissedilen korku, gerçek tehlikeyle karşılaştırılamayacak bir yüksekliktedir. Genellikle gerçek bir durumla ilgisi yoktur. Birkaç dakikada tamamen kaybolur. Beden, ”savaş veya kaç” tepkisini birkaç dakikadan uzun sürdüremez. Bunun yanında tekrarlayan ataklar saatler sonra tekrar ortaya çıkabilir. Panik atak tehlikeli değildir ama çok korkutucu olabilir nitekim “delice”dir ve “kontrol altına alınacak” gibi gelmez. Panik ataktan ziyade, kişinin içinde bulunduğu durumu nasıl algıladığı ve akabinde nasıl etkilendiği önemlidir. Çoğu insan ataklarla birlikte depresyona girip, fobiler geliştirebilir, bağımlılık oluşabilir, tıbbi sorunlar ve intihar riski artar. Neticileri, konuşma bozukluğundan, sosyal bozukluklara hatta dış dünyayla ilişkinin tamamen kesilmesine kadar gidebilir.

Panik atağı olan insanların geliştirdiği fobiler ve korkular, hakiki nesnelere veya durumlara karşı duyulan korkudan değil, başka bir atak geçirmekle ilgili korkudan dolayı olur. Bu durumda insanlar, belirli nesne, kişi veya olaylardan, başka bir atağı tetikleyeceği korkusuyla uzak dururlar. Kaçındıkça da panik atağın seviyesini arttırırlar.

Panik Atak

Panik Bozukluğu Nedir?

Uzman bir psikiyatrist veya psikolog panik bozukluğu teşhis edebilir. Panik atak yaşayan kişiler kalp krizi geçirme, ölme veya delirme korkusu ile hastaneye gelmekte ve tıbbi kontroller neticesinde fiziksel bir problem bulunamamakta ve bir uzman psikiyatriste/psikoloğa yönlendirilmektedirler. Hastaların çoğunlukla doğru bir teşhis için 10 ya da daha fazla kez doktora muayene olduğu, panik bozukluğu olan dört kişiden de sadece birinin doğru tedavi aldığı görülmüştür. Bu yüzden, belirtilerin neler olduğu ve doğru tedavinin uygulanması önemlidir.

Birçok insan panik atak geçirebilir. Panik bozukluğun en önemli işareti, daha sonra olacak olan panik ataklardan korkmaktır. Eğer yineleyen (dört veya daha fazla adet) panik atak yaşandıysa ve bir atağın ardından başka bir atak geçirileceğinden korkuluyorsa uzman bir psikologla ve bir psikiyatristle görüşmek gereklidir.

Panik Bozukluğunun Kaynağı Nedir?

Beden: Kaygı bozuklukları genetik kökenli olabilirler; bazı vakaların aile fertlerinde de panik bozukluğu olduğu belirtilmiştir. Biyolojik bir sorundan dolayı da ortaya çıkabilir. Henüz net bir biyolojik neden bulunamamıştır. Panik bozukluğu bütün etnik kökenlerde görülebilir.

Zihin: Stres sebebi olan günlük yaşantılar panik bozukluğu ortaya çıkarabilir. Bir yakının kaybedilmesi veya bir ayrılık bu bozukluğu ortaya çıkarabilir. Stres, direnci düşürdükçe, insanlardaki fiziksel yatkınlık ortaya çıkabilir.

Beden ve Zihin: Panik bozuklukta, fiziksel ve psikolojik sebepler etkilidir. Önceleri krizler durup dururken ortaya çıksa da, sonraları vaka, atağın fiziksel emarelerine tepki vererek yeni krizlere sebep olabilir.