Makaleler

Deprem ve EMDR DBE terapistlerinden Emre Konuk, İbrahim Eke, Hakan Yüksek ve Asena Yurtsever’in yanı sıra James Knipe ve Sinem Ostep tarafından 1999 Marmara Depremi sonrasında yapılan EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) müdahalelerinin Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtilerine etkisini inceleyen “The Effects of Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) Therapy on Posttraumatic Devamı

Deprem ve EMDR
DBE terapistlerinden Emre Konuk, İbrahim Eke, Hakan Yüksek ve Asena Yurtsever’in yanı sıra James Knipe ve Sinem Ostep tarafından 1999 Marmara Depremi sonrasında yapılan EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) müdahalelerinin Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtilerine etkisini inceleyen “The Effects of Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) Therapy on Posttraumatic Stress Disorder in Survivors of the 1999 Marmara, Turkey, Earthquake” isimli araştırmalarının makalesi International Journal of Stress Management’ın 2006 yılı 13. sayısında yayımlandı.

Yaklaşık 25.000 kişinin hayatını, 750.000 kişinin de evini kaybetmesine yol açan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden sonra yapılan incelemelerde hayatta kalanların %70’ine varan bölümünde TSSB belirtilerine rastlanmıştı. Özellikle doğal afetlerden sonra, mağdurların yaklaşık % 10-15’i olaydan çok kısa bir süre sonra toparlanarak olayın etkileriyle başa çıkabilirken yaklaşık %70 gibi bir bölümünün ise olaydan etkilendiği ve “stres tepkileri” gösterdiği bulgulanmıştır. Bu gruba giren kişilere yapılacak her tür destek ve özellikle psikososyal destek çalışmaları çok önemlidir. Kişilerin vermiş oldukları “stres tepkileri”nin uzun ya da kısa süreli olması kendilerine verilebilen destekle doğru orantılıdır. Geriye kalan %10-15 gibi bir bölüm ise travmatik olaylardan uzun süreli olarak etkilenebilmektedir.

Bu koşullarda, verilecek psikolojik desteğin hem kısa sürede etkili olması hem de afet sonrasının belirsizliği ve düzensizliği içinde uygulanabilir olması önem kazanıyor. Bütün bunlar göz önüne alındığında, EMDR, hem 3 ile 5 seansta etkisini göstermesi hem de danışanın ne travmatik deneyimini söze dökmesine ne de seanslar arasında herhangi bir ev ödevi yapmasına gerek duymaması bakımından uygun bir destek yöntemi olarak ortaya çıkıyor. 1999 Marmara Depremi sonrasında da, Türk Psikologlar Birliği İstanbul Şubesi’nin o zamanki Başkanı Emre Konuk’un aracılığıyla uluslar arası EMDR kuruluşlarıyla bağlantıya geçilmiş ve onların gönüllü desteğiyle Türkiye’den 309 terapistin EMDR eğitimi alması sağlanmıştır. Böylelikle, çadır kentlerde kurulan kliniklerde TSSB tanısı konulan yaklaşık 1500 kişi ücretsiz olarak EMDR terapisi görebilmiştir. Bu makaledeki araştırma ise yapılan bu çalışmadan seçilmiş bir örneklemi yansıtıyor.

Programa katılan kişilerden seçilen 41 kişilik bir örneklem ile yapılan takip çalışmasında ise ortalama olarak 90ar dakikalık 5 seansın katılımcıların %92,7’sinde semptomları giderdiği geri kalanında ise azalttığı görülmüştür. Tedavi öncesindeki ve sonrasındaki TSSB Semptomları ölçümlerinde anlamlı azalmalar görülmüş ve bu etkiler 6 ay sonra da gözlenmiştir. Ayrıca bu iyileşmeler, psikotropik ilaç kullanımından bağımsız olarak gerçekleşmiştir.
Araştırmanın devamını okumak için tıklayın:

Depremden İki Buçuk Yıl Sonra: Çocuklar için bir Müdahale Programı

Deprem sonrasında ortaya çıkan sayısız olumsuz durumla bağlantılı olarak çocuklarının bir çok davranış problemi yaşadığını belirten aileler bir “müdahale” ye ihtiyaç olduğunu bildirdiler. Ailelerin doldurmuş olduğu anket formu sonuçlarına göre, çocuklar yaşlarına ve problemin şiddetine göre gruplara ayrıldılar. 5 ile 13 yaşları arasında sıralanmış toplam 20 çocuk vardı. Altını ıslatma, dikkat eksikliği ve saldırganlık en çok gösterilen davranış problemleriydi. Çocuklar ve terapist tarafından doldurulan “SAIGH Stres Ölçeği” ve Bir İnsan Çiz Testi”; aileler tarafından doldurulan CBCL, travma ve davranış sorunları ölçekleri ön testleri (pre-test) oluşturuyordu. Uygulanan yöntem sanat terapisi ve bilişsel metotlarla birlikte, grupça uygulanan EMDR tekniğini de içeren; zaman ve kaynak kısıtlamasından dolayı 4 hafta süren bir grup müdahale programıydı. Bu programın benzeri 1999 Marmara depreminden sonra Felaket Sonrası Akut Dönemde de uygulanmış ve başarılı sonuçlar gözlenmişti. Program bu kez felaket sonrası uzun dönemde uygulanacağı için programa travmatik yaşantıların etkilerini hafifletmede etkin olduğu düşünülen Grup EMDR tekniğini de eklendi. Son değerlendirme (post test) yine aynı ölçeklerle yapıldı. Bu çalışmanın sonunda, SUDS Ölçeği değerlendirmelerinde, hem çocuklardaki travma sonrası belirtilerinin hem de davranış sorunlarının azaldığı, aileler ve çocuklar tarafından belirtildi. Bu sunumdaki hedef, çocuk gruplarında, kısa sürede uygulanan, pozitif sonuçların gelişmesini ve hızlanmasını sağlayan EMDR ile yapılandırılmış bir modeli göstermektir.