Kaygı Bozukluğu

Kaygı Bozukluğu (Anksiyete) Nedir?

Kaygı duygusu, vücudumuzun herhangi bir stres oluşumuna karşı verdiği doğal tepkilerdir. Örneğin gelecek kaygısı, maddi ve manevi kaygılar gibi pek çok konuda kaygı duyulabilir. Ancak duyulan bu kaygı uzun süreli ve normalin üstünde bir boyuta taşındığı zaman yaşamımızı zorlaştırır ve bu durum da psikolojide anksiyete olarak bilinen kaygı bozukluklarını da beraberinde getirir. Anksiyete, kişilerin çevrelerinden ya da kendi vücutlarından belli uyaranları tehlike ve tehdit olarak algılaması sonucu kontrol edilemeyecek düzeye gelen sıkıntı, korku, endişe ve gerginlik hislerinin sonucunda bu hisleri doğuran tüm olgulardan kaçınma davranışlarının tümüdür. Kişi, tehlike ya da tehdit olarak algıladığı durumda vücuduna “meydan okumaya hazır ol” sinyali verdiğinde kaygı bozukluğu süreci başlar.

Vücudunuzdan gelen meydan okuma sinyali sonrası hızlanan kalp atışı ve nefes alış-verişi süreci ile birlikte vücut kendini bu duruma hazırlamaya başlar. Bu tip belirtileri yaşayan kişiler de o anda yaşadıklarını anlamlandıramayıp panik sürecine geçiş yapar ve bu süreçte kötü hislerden kaçınmaya çalışırken güvenlik arayışına girer.

Toplumun yaklaşık olarak %18-%30’unda kaygı bozukluğu görülmektedir.

Kaygı Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Hepimiz zaman zaman strese girebilir, kaygılanabilir ve kontrolümüz dışında anksiyete atakları yaşayabiliriz, bu oldukça olağan bir durumdur. Ancak kaygı bozukluğu çok daha üst düzey bir rahatsızlıktır. Kişi eğer, en az 6 aylık bir süre içerisinde ve haftanın çoğu gününde kontrolü dışında bir kaygı duygusu yaşıyor ise kaygı bozukluğundan bahsedilebilmektedir. Bu semptomlara dikkatsizlik, çabuk yorulma, uyku düzensizliği ve kaslarda gerginlik hissi de eklenebilmektedir.

Kaygı bozukluğu rahatsızlığına sahip kişi, kaygılandığı konu ile ilgili tüm gün aklını meşgul edebilmektedir. Bunun yanında aile, arkadaş, tanıdık gibi yakın çevredeki ilişkilerde normalden daha sık bir şekilde sorunlar yaşaması da muhtemeldir.

Toplumun yaklaşık olarak %18-%30’unda kaygı bozukluğu görülmektedir.

Kaygı Bozukluğu Türleri Nelerdir?

  • Saplantı Bozukluğu (Obsesif-Kompülsif Bozukluklar): Saplantı bozukluğu, bir diğer ismi ile obsesif-kompülsif bozukluk, en bilinen psikolojik rahatsızlıklardan biridir. Saplantı bozukluğu rahatsızlığına sahip bireylerde sürekli el yıkama, sürekli aynı soruları sorma gibi tekrar eden takıntılı davranışlar gözlemlenmektedir. Aslında bu davranışlar, kişinin anksiyete bozukluğunun sebebi olan durumlardan ya da olaylardan bir kaçış olarak görülmektedir.
  • Panik Atak: Kişinin herhangi bir konu ya da olaya karşı duyduğu yoğun endişe gittikçe şiddetlendiğinde, kalp atışı ve nabzında hızlanma yaşanır. Bu durum kişiye kalp krizi ya da felç geçiriyormuş gibi hissettirse dahi aslında panik atak rahatsızlığının herhangi bir hayati tehlikesi bulunmamaktadır. Bu açıdan kaygı bozukluğu (anksiyete) ile benzerlik gösterse de anksiyetede devamlı bir tedirgin olma hali vardır ve kişi bunu bilinçaltında hep hisseder. Panik atak ise kısa sürelidir, bazen birkaç dakika bazen ise birkaç saat sürer.
  • Tramva Sonrası Stres: Travma oluşturan bir olay sonrasında hissedilen korkular ve bedensel tepkilerdirin tümüdür. Kişiler bu korkunç olayları tekrar gözünün önüne getirerek bir döngü halinde yeniden yaşarlar. Travma sonrası stres sürecinde fiziksel ağrılar ve uykusuzluk konusunda sıkıntılar yaşanabilmektedir.
  • Genelleştirilmiş Kaygı Bozukluğu: Kişinin hayatındaki her konuda tedirgin ve kaygılı hissetme durumudur.
  • Agorafobi: Kişinin anksiyete süresince hızlı yardım göremeyeceğinden korkmasıdır. Agorafobisi olan kişiler sinema salonları, doğa aktiviteleri, toplu taşıma araçları gibi doktorlarına uzak mesafede olan yerlerde bulunmak istemezler.
  • Sosyal Fobi: Sosyal fobisi olan kişiler kalabalık ortamlarda küçük düşürülmekten, onlarla dalga geçilmesinden ya da aptal duruma düşmekten korkmaktadırlar. Bu kişiler, kalabalık ile birlikte yapılabilecek aktivitelere katılmaya ve yüksek sesle konuşmaya çekinirler.

Kaygı Bozukluğunun Sebebi Nedir?

Pek çok ruhsal bozuklukta olduğu gibi kaygı bozukluğunun (anksiyete) da tam olarak nedeni bilinmemektedir. Kaygı bozukluğu, bazı insanlarda çok stresli ve travmatik bir olay sonrasında oluşurken bazı insanlarda ise nedensiz bir şekilde oluşabilmektedir.

Kaygı Bozukluğu Sürecinde EMDR Tedavisi

EMDR terapisi kaygı bozukluğu problemi için en etkili psikoterapi yöntemlerinden biridir. Tedavinin sonunda, danışanlar artık yoğun kaygı hissettiği durumlarda bedensel ve duygusal olarak olumsuz tepkiler vermediklerini, hatta daha rahat hissettiklerini belirtmektedirler.

Kaygı bozukluğunda bu metodun tercih edilmesinin bir başka sebebi ise EMDR tedavisinin diğer terapi yöntemlerine süresinin daha kısa olması ve daha hızlı etki göstermesidir. Bunun sayesinde tedaviden daha belirgin sonuçlar almak mümkündür.

 

EMDR